İlk olarak 2009 da keşfettik burayı. O yıldan bu yana her sene birkaç günlüğüne bile olsa kaçar gideriz oralara_Özellikle çok sıkıldığımız zamanlarda_
Tatil deyince aklına, bakir kalmış yerleri keşfetmek, her gün başka bir yerde gözlerini açmak, nerede aksam orada sabah demek geliyorsa doğru yerdesiniz demektir.
Rotayı belirleyin ve gerisini koyverin gitsin.
2009 yılında uyku tulumdan şişme yastıklara kamp tüpünden ışıldağa ne lazımsa doldurduk arabaya ve çıktık yola. Eşim dedi nereye, dedim; Köyceğiz'e, sen bas gaza canın nerede isterse kal orada...
Elimizde internet gezelim görelim mi ne kadar site varsa gezindim kayıt ettim. Muğla'ya vardığımızda rota hazırdı ve köyceğiz levhasından sonra ne kadar sarı levha varsa döndük o yola..
Bu yazım kamp hayatını ve doğa ile iç içe yaşamasını sevenler için önerilerde dolu olacak.
Dalyan;
Dalyan'da bir tane kamp alanı var o da Dalyan kamping. Çok hoş ve nezih bir yer. Laz bir sahibi var, çok yer görmüş geçirmiş, biraz tuhaf ama muhabbeti hoş aklı selim bir kişi. Hemen nehir kenarında, bir barı ve jakuzisi var. Jakuzi çok keyifli gittiğinizde nehirdense jakuzide vakit geçirmenizi tavsiye ederim.
Dalyan da bence 2 günden çok kalmayın çünkü etrafta gezilecek görülecek çok yer var. İlk günü dinlenin biraz dalyan merkezi gezin, dilerseniz gece hayatı ortamlar çok güzel kalabalık içine girip biraz dağıtabilirsiniz. Ertesi günü neredeyse her 10 dakikada bir kalkan tekne dolmuşlar kaldığınız yerden sizi alıp İztuzu koyuna götürür. Orada eğer zamanına denk gelirseniz dev gibi su kaplumbağalarını görebilirsiniz.
Deniz sırf kum dalgalı denizden keyif alıyorsanız bizim gibi, dilediğiniz kadar boğuşabilirsiniz orada. Sonra canınız ne zaman isterse bir tekne ile geri dönebilirsiniz.
Oraya kadar gitmişken bir de çamur banyosu yapılan koylara da gitmenizi tavsiye ederim. teknedeki kaptana sorun o sizi yönlendirir çünkü tüm tekneler oraya gitmiyor. Sonra kamp merkezine gidip güzel bir duş alın ve mangal hazırlıklarına girişin. Ertesi gün için safari turuna katılın yalnız amacınız sadece eğlenmek olmasın gözünüz yollarda nereye nasıl gidileceğini de öğrenmek olsun çünkü bir ertesi günü ona göre yola daha rahat çıkabilirsiniz.
3. gün köyceğiz şehir merkezinde kanatlı kuşlar kamp merkezi var. Adından da anlaşılacağı gibi içeride her türlü kanatlı hayvan var, hindi, horoz, ördek, kuş tavuk ne aklınıza gelirse... ulu ağaçlar altında mutfak, duş, tuvalet ve elektrik gibi her türlü imkanı olan bu kamp merkezinde kalabilirsiniz. Yanlış hatırlamıyorsam burası belediyeye ait bir yerdi. Yalnız uykuya düşkünseniz burada kalmanızı hiç tavsiye etmem çünkü sabahın 5 inde horozlar başı çekiyor o başladı mı kuşlar, ördekler arkadan vokale girişiyor. Sizi bilmem ama biz ailecek bundan büyük bir keyif aldık. Etraftaki fırınlardan sıcak gevrek poğaçanızı da alarak göl kenarında hoş bir kahvaltı ile güne başlayabilirsiniz.
Sonra doğru toparlar şelalesine ana yolda toparlar levhasını görünce dalın o yola. Arabayı aşağıda bırakacaksınız, şelaleye patika yoldan yürüyerek ulaşacaksınız ama zorlu uzun bir yol değil. Ormanın içinde buz gibi suyu ile müthiş bir yer. Kayaların arasından dökülen sularla tüm stresinizden arınacaksınız. Sabah saatlerinde daha boş olduğu için o saatlerde ziyaret etmenizi öneririm. Benim oğlan ile orada kamp yapmayı çok istedik ama babayı kandıramadık. Güvenli olmadığı için gece kalamadık ama tüm gün şelalelin dikine doğru tracking yaptık. Geri dönüşü çok zor demedi demeyin.
Oradan doğru Beyobası'na gittik, ilk olarak yuvarlak çayda bir restoranta uğradık. Suyun ve yeşilin olduğu her yer güzel ama eğer yazım ilginizi çekti ve okumaya da devam ediyorsanız o zaman aynı kafadanız demektir, orayı da görün ama çok oyalanmayın derim.
O zaman nereye gidiyoruz, Yeşil vadi yazan levhaları takip ediyoruz ama yeşil vadiye de gitmiyoruz, yol üstünde gözümüz sağ tarafta, "Derin vadi" yazılı küçük bir levha arayacak işte aradığımız yer burası, dalın o sapaktan aşağı.
Görünürde hiç bir şey yok, cennet herkesin sandığı gibi yukarılarda değil burada aşağıya kurulmuş
Aslında burada gece kamp kurulacak alan yok ama biz rica minnet sahibi ile anlaştık ve gece onlar dükkanı kapatıp gitti ve biz bir basımıza sedir üstünde uyku tulumu ile sabahladık. Müthiş bir deneyimdi. Yan yana olduğumuz halde şelalenin sesinden birbirimizin konuşmalarını duyamıyorduk. Bütün gece neredeyse 10 dakikada bir uyanıp etrafıma bakıyor huzur dolu bir gülümseme ile tekrar şekerleme sayılacak uykuma dalıyordum. Tek kelime ile müthiş bir yer...
Gece kamp alanımız
Eşim sahiplerine işi gereği fotoğraflarını çekip reklam tanıtım manıtım yapalım dedi. Yanıt çok ikna edici idi.
“Hemşehrim sen neden buraya geliyorsun her sene”
“Sessiz sakin doğal "
“ Bana böyle adam lazım, çok kalabalık iyi değildir”
Ne diyeyim nereye gitsek buluyoruz böyle adamları...
Huzur ile kalın
Devamı gelecek. Eee Köyceğiz i öyle bir gün de bitiremem
Not;
Fotoğrafları ile katkılarından dolayı eşime sonsuz teşekkürler
oztypoon.blogspot.com



