Ruh bedenle bir oldu mu, içeride duramıyor paylaşmak ve paylaştıkça çoğalmak, rahatlamak istiyor. İçine o ateş bir kere düştü mü, bu yolun geri dönüşü olmuyor...
16 Aralık 2016 Cuma
Niyet
Ben, ———– , fiziksel bir insan odağı olarak, tüm boyutlarda bulunan, geçmiş, şimdi ve gelecekte, varolan tüm zaman ve mekan çerçeveleri içindeki her tür ve form içinde olan ve ancak şu anda benim yüksek iyiliğim adına artık hiç bir yararı bulunmayan, tüm anlaşmalarımı iptal ediyorum ve terk ediyorum. Ve şu anda bu anlaşmalara taraf olan tüm varlıkların artık durmasını, benim enerji alanımdan derhal ve sonsuza kadar çıkmalarını, ve yapılan bu yeni anlaşma nedeniyle beni kontrol altında tutan tüm enerjilerini de kendileriyle birlikte alıp götürmelerini istiyorum. Şimdi Kaynağa ait olan ulu ve ilahi varlıkların gelmesini ve ilahi amaca hizmet etmemeleri nedeniyle bozulan anlaşmalar ile onlara bağlı tüm kontrol enerjilerinin benden ayrılışlarını kontrol ederek bu çözülme işlemine tanık olmalarını talep ediyorum. Ve oluyorlar da…
Şu anda spiritüel, fiziksel, zihinsel, duygusal benlerim ile birlikte tüm diğer benlerimi de ilahi sevgi idrakinin yüksek spiritüel titreşimlerine adıyorum. Şu anda yaşamımı, işimi, çevremi ilahi sevginin idrakine adıyorum. Kendimi ve bütün benlerimi kendi yüksek gücümü ve titreşimsel yoldaki üstatlığımı, kendi adıma ve etkilediğim dünyanın tamamı adına geri kazanmaya adıyorum. Şu anda ilahi sevgi idrakinden ve kendi yüksek benliğimden kendimi adamış olduğum bu yüksek amaca paralel olarak yaşamımda gerekli değişiklikleri yapmalarını istiyor ve tüm ulu ilahi varlıklardan buna da tanıklık yapmalarını talep ediyorum. Ve oluyorlar da…
Geçmiş, şimdi ve gelecek içindeki tüm zaman ve mekan çerçeveleri içinde var olduğum tüm boyutlar içindeki bütün değişik ben’ler; sizleri o sınırlayıcı anlaşmalar içinde yer almış olmanızdan dolayı bağışlıyorum. Kendimi ve tüm benliklerimi, bana verilmiş olan gerçek ilahi gücün bilgi ve anlayışını farketmemiş olmaktan dolayı bağışlıyorum.
Geçmiş, şimdi ve gelecek içindeki tüm zaman ve uzay çerçeveleri içinde var olan ve sınırlayıcı anlaşmalara taraf olan tüm varlıklar ve deneyimler; sizi sevgi ve şefkatle bağışlıyorum. Sizi beni sınırlayıp kontrol altında tutarak, kendi gücünüzü arttırabileceğinize inanmış olmanızdan dolayı bağışlıyorum.
Şu anda hepimiz bağışlandık ve şifa bulduk. Hepimiz bağışlandık ve şifa bulduk. Hepimiz bağışlandık ve şifa bulduk. Şimdi kendi yüksek benliklerimize yükseltildik. İlahi altın sarısı ve beyaz karışımı ışıkla doldurulduk ve sarmalandık. İlahi altın sarısı ve beyaz karışımı ışıkla doldurulduk ve sarmalandık.
Sınırlayıcı ve kontrol edici tüm anlaşmalar ve bağlantılar şu anda serbest kaldı. Hiç bir kordon, hiç bir bağ yok aramızda. Daha önce bize bağlanmış olan korku, sancı ve öfkelerin tümü serbest bırakıldı ve şifa buldu. Şimdi ilahi kaynağın en yüce ulu varlıklarını bir zamanlar benim olan enerji ve gücün var oldukları tüm kaynaklardan en saf halleri ile bana tekrar geri dönüşüne tanıklık etmeleri ve yönlendirmeleri için çağırıyorum. Bu yüce varlıklardan benim gücümü ve enerjimi kendi menfaatleri için kullanan tüm kanalları silmelerini, tamamen ve sonsuza kadar ortadan kaldırmalarını talep ediyorum. İlahi korunma talep ediyor ve yüce tanıklıklarını diliyorum. Ve oluyor da…
Şimdi Yüce ve ulu varlıklardan benimle kalarak, tüm yaralarımı, berelerimi ve gözyaşlarımı tedavi etmelerini ve bundan böyle ilahi arzunun dışında işler yapmaktan beni korumak amacı ile beni ters etkilerin tümünden korumalarını istiyorum. Ve koruyorlar da…
Ben özgürüm. Evet sonunda olması gerektiği gibi. Ben özgürüm.
Bu şifayı bulabilmem ve yükselebilmem için bana yardım eden, ve bu yolda rehberlik eden ve edecek bulunan tüm ilahi varlıklara, meleklere, yükselmiş üstatlara, tüm yüce amaçlı ulu varlıklara, diğer tüm varlıklara, ruhlara ya da enerjilere şükranlarımı sunarım. İyileşmeme göstermiş olduğunuz sevgi dolu ilgiye layık olacağım. Sizlere müteşekkirim!
Amin
15 Aralık 2016 Perşembe
La Tahzen (Üzülme) Mevlana
Lâ tahzen! (Üzülme!)
İnsanlar senin kalbini kırmışsa üzülme!
Rahman: (c.c), “Ben kırık kalplerdeyim” buyurmadı mı?
O halde ne diye üzülürsün ey can?
Gündüz gibi ışıyıp durmak istiyorsan;
Gece gibi kapkaranlık nefsini yak !..
O halde ne diye üzülürsün ey can?
Gündüz gibi ışıyıp durmak istiyorsan;
Gece gibi kapkaranlık nefsini yak !..
“Derdim var” diyorsun;
Dert insanı Hak’ka götüren Burak’tır; sen bunu bilmiyorsun.
Sanma ki dert sadece sende var.
Şunu bil ki;
Sendeki derdi nimet sayanlar da var.
Umudunu yıkma; Yusuf’u hatırla.
Dert nerede ise deva oraya gider.
Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider.
Soru nerede ise cevap oraya verilir.
Gemi nerede ise su oradadır.
Suyu ara, susuzluğu elde et de sular alttan da yerden de fışkırmaya başlasın.
Dünya malı Allah’ın tebessümüdür: ona bak! Ama sarhoş olma…
Dert insanı Hak’ka götüren Burak’tır; sen bunu bilmiyorsun.
Sanma ki dert sadece sende var.
Şunu bil ki;
Sendeki derdi nimet sayanlar da var.
Umudunu yıkma; Yusuf’u hatırla.
Dert nerede ise deva oraya gider.
Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider.
Soru nerede ise cevap oraya verilir.
Gemi nerede ise su oradadır.
Suyu ara, susuzluğu elde et de sular alttan da yerden de fışkırmaya başlasın.
Dünya malı Allah’ın tebessümüdür: ona bak! Ama sarhoş olma…
Lâ tahzen! (Üzülme!)
Irmağa deniz, denize okyanus sığmaz. .
“Aşık” olmayana anlatsan da “Ben” “Sen” anlamaz.
Hakka ulaşmak için yoldur desen kimse inanmaz…
Gönlünde zerre-i miskal şems olmayan;
Yanmaz, yanamaz…
“Aşık” olmayana anlatsan da “Ben” “Sen” anlamaz.
Hakka ulaşmak için yoldur desen kimse inanmaz…
Gönlünde zerre-i miskal şems olmayan;
Yanmaz, yanamaz…
Ayağın kırıldı diye üzülme!
Allah senden aldığı ayak yerine belki sana kanat verecek.
Kuyu dibinde kaldın diye üzülme!
Yusuf kuyudan çıktı da Mısır’a sultan oldu, unutma!
İstediğin Bir şey; Olursa Bir Hayır,
Olmazsa Bin Hayır Ara…
Kuyu dibinde kaldın diye üzülme!
Yusuf kuyudan çıktı da Mısır’a sultan oldu, unutma!
İstediğin Bir şey; Olursa Bir Hayır,
Olmazsa Bin Hayır Ara…
Geçmiş ve gelecek insana göredir. Yoksa hakikat âlemi birdir. Bu âlem bir rüyadır. Zanna kapılma ey can! Rüyada elin kesilse de korkma, elin yerindedir. Dünya bir rüya ise, başına gelen felaketler de geçicidir. Neden çok üzülürsün ki? Herşey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vaz geçme:
– Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir.
Bu âlemin, bu kâinatın kitabı sensin:
Aç da kendini oku ey can!
– Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir.
Bu âlemin, bu kâinatın kitabı sensin:
Aç da kendini oku ey can!
Kâinatın en uzak köşesi, senin içinde ufak bir nokta…
Ama sen bunun farkında bile değilsin.
Derdin ne olursa olsun korkma!
Yeter ki umudun ALLAH olsun…
Herkes bir şeye güvenirken;
Senin güvencen de ALLAH olsun.
Hiçbir günah, ALLAH’ın yüce merhametinden büyük değildir ama;
Sen yine de günah işlememeye bak!
Ama sen bunun farkında bile değilsin.
Derdin ne olursa olsun korkma!
Yeter ki umudun ALLAH olsun…
Herkes bir şeye güvenirken;
Senin güvencen de ALLAH olsun.
Hiçbir günah, ALLAH’ın yüce merhametinden büyük değildir ama;
Sen yine de günah işlememeye bak!
Lâ tahzen! (Üzülme!)
Derdin ne olursa olsun bir abdest al, nefes gibi…
Ve bir seccade ser odanın bir kösesine, otur ve ağla ,
Dilersen hiç konuşma…
O seni ve dertlerini senden daha iyi biliyor unutma.
Dua ederken O’na kırık bir gönülle el kaldır.
Çünkü Allah’ın merhamet ve ihsanı, gönlü kırık kişiye doğru uçar.
Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozu kovmaktır.
Allah tozunu alıyor diye, niye kederlenirsin EY CAN!?
Ve bir seccade ser odanın bir kösesine, otur ve ağla ,
Dilersen hiç konuşma…
O seni ve dertlerini senden daha iyi biliyor unutma.
Dua ederken O’na kırık bir gönülle el kaldır.
Çünkü Allah’ın merhamet ve ihsanı, gönlü kırık kişiye doğru uçar.
Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozu kovmaktır.
Allah tozunu alıyor diye, niye kederlenirsin EY CAN!?
Lâ tahzen! (Üzülme!)
Bir şey olmuyorsa:
Ya daha iyisi olacağı için,
Ya da gerçekten olmaması gerektiği için olmuyordur.
Şu uçan kuşlara bak! Ne ekerler, ne biçerler…
Onların rızkına kefil olan Allah; seni mi ihmal edecek sanırsın!
Yeter ki sen istemeyi bil…
Ya daha iyisi olacağı için,
Ya da gerçekten olmaması gerektiği için olmuyordur.
Şu uçan kuşlara bak! Ne ekerler, ne biçerler…
Onların rızkına kefil olan Allah; seni mi ihmal edecek sanırsın!
Yeter ki sen istemeyi bil…
Belalar sağanak yağmurlar gibi yağar.
Ancak başını ona tutabilenler aşk kaydına geçerler.
Belâ yolunda muayyen bir menzildir âşık.Her nereden gam kervanı gelse de.
Aşk derdinde olan kişi;
Baş derdinde değildi
Ancak başını ona tutabilenler aşk kaydına geçerler.
Belâ yolunda muayyen bir menzildir âşık.Her nereden gam kervanı gelse de.
Aşk derdinde olan kişi;
Baş derdinde değildi
Yapılma, yıkılmadadır;
Topluluk, dağınıklıkta;
Düzeltme, kırılmada;
Murat, muratsızlıktadır;
Varlık, yoklukta gizlidir…
Topluluk, dağınıklıkta;
Düzeltme, kırılmada;
Murat, muratsızlıktadır;
Varlık, yoklukta gizlidir…
Ne kötüdür insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz kalması.
Ne kötüdür zamanın bir an kadar yakın,
Bir asır kadar uzak olması.
Ve bilir misin?
Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması..
“Ben”, deyip susması…
“Sen”. deyip ağlamaklı olması…
Eğer sen Hak yolunda yürürsen, senin yolunu açar, kolaylaştırırlar.
Eğer Hakk”ın varlığında yok olursan, seni gerçek varlığa döndürürler.
Benlikten kurtulursan o kadar büyürsün ki âleme sığmazsın.
İşte o zaman seni sana, sensiz gösterirler.
Ne kötüdür zamanın bir an kadar yakın,
Bir asır kadar uzak olması.
Ve bilir misin?
Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması..
“Ben”, deyip susması…
“Sen”. deyip ağlamaklı olması…
Eğer sen Hak yolunda yürürsen, senin yolunu açar, kolaylaştırırlar.
Eğer Hakk”ın varlığında yok olursan, seni gerçek varlığa döndürürler.
Benlikten kurtulursan o kadar büyürsün ki âleme sığmazsın.
İşte o zaman seni sana, sensiz gösterirler.
Sevginin diğer bir adı da sabırdır:
Açlığa sabredersin adı “oruç” olur.
Acıya sabredersin adı “metanet” olur.
İnsanlara sabredersin adı “hoşgörü” olur.
Dileğe sabredersin adı “dua” olur.
Duygulara sabredersin adı “gözyaşı” olur.
Özleme sabredersin adı “hasret” olur.
Sevgiye sabredersin adı “AŞK” olur…
Acıya sabredersin adı “metanet” olur.
İnsanlara sabredersin adı “hoşgörü” olur.
Dileğe sabredersin adı “dua” olur.
Duygulara sabredersin adı “gözyaşı” olur.
Özleme sabredersin adı “hasret” olur.
Sevgiye sabredersin adı “AŞK” olur…
Ne istersem ben Mevlâ’dan isterim.
Verirse yüceliğidir. Vermezse İmtihanımdır…
Allah’tan bir şey istersen:
Kapı Açılır, sen Yeterki Vurmayı Bil !…
Ne Zaman dersen bilemem ama,
Açılmaz diye umutsuz olma,
Yeterki O Kapıda Durmayı Bil…!
Verirse yüceliğidir. Vermezse İmtihanımdır…
Allah’tan bir şey istersen:
Kapı Açılır, sen Yeterki Vurmayı Bil !…
Ne Zaman dersen bilemem ama,
Açılmaz diye umutsuz olma,
Yeterki O Kapıda Durmayı Bil…!
Hz. Mevlânâ Celaleddîn-i Rûmî.
21 Ekim 2016 Cuma
8 Mayıs 2016 Pazar
Anne Olmak
Anne olmak
Mutluluktan ilk ağlayışmış anne olmak,
İlk dokunuş, ilk gülüş ,ilk bakışı tatmakmış anne olmak
Kalabalıklar arasından onu seçebilmek
Bir kitap gibi sesinden okuyabilmekmiş onu, anne olmak
Minicik doğrularını büyütüp gururla anlatmak
Kocaman yanlışlarını unutabilmekmiş anne olmak
Ayrılıktan öte dert olmadığını bilmek
Geri kalan herşeye göğüs gerebilmekmiş anne olmak
Evlat olmak neyse de anne olmak çok zormuş
Bunu sonunda ben de anladım annecim
Anneler günümüz kutlu olsun
Salaş Ruh
Mutluluktan ilk ağlayışmış anne olmak,
İlk dokunuş, ilk gülüş ,ilk bakışı tatmakmış anne olmak
Kalabalıklar arasından onu seçebilmek
Bir kitap gibi sesinden okuyabilmekmiş onu, anne olmak
Minicik doğrularını büyütüp gururla anlatmak
Kocaman yanlışlarını unutabilmekmiş anne olmak
Ayrılıktan öte dert olmadığını bilmek
Geri kalan herşeye göğüs gerebilmekmiş anne olmak
Evlat olmak neyse de anne olmak çok zormuş
Bunu sonunda ben de anladım annecim
Anneler günümüz kutlu olsun
Salaş Ruh
6 Mayıs 2016 Cuma
Dönülmez Aşk
Bahar ayındaki bülbülün sesinden
Papatya kokan teninden
Öyle yanıyorum ki derinden
Dönülmez yollara düştüm ben
Varsın beni deli bilsinler
Çapulcu bir gezgin desinler
Değil evinin şehrinin köşesinden
Geçemem gari
Dönülmez yollara düştüm ben
Son bir yüzüne bakmadan
Helalini alamadan
Ayrılamamaktan korkumdan
Dönülmez yollara düştüm ben
Eğer bir gün biterse sınavım
Bil ki varacağım yer senin yanın
Hiç sorgulamadan kabul et ne olur
Bilemezsin ne hallere düştüm ben
Dönülmez yollara düştüm ben
Ne aşktan sevdadan
Ne yoktan cefadan
Bir kayıp ki anlatılmaz
Bir umut ki bırakılmaz
Dönülmez bir yoldayım
Gayrı dönemem bu yoldan geri ben
#salasruh #siir #amatorsair
28 Nisan 2016 Perşembe
Salaş Ruh: Sıradan yaşam
Hep sıradan oldu hayatım
Ne istersem onu yaptım
Acıktığımda yedim
Susadığımda içtim
Gençken gezdim eğlendim
Olgunlaşınca oturdum çalıştım
Aşık oldum evlendim
Çocuk istedim doğurdum
Varlıkla da yoklukla da hep dalga geçtim
Bir gün hepsinin uçup gideceğine
Hep tamdı inancım
Kimilerine izin verdim
Kimilerini boşverdim
Kimilerini de koyverdim gitti bitti
İçimdeki boşluk huzur dolu
Herkes anlamaz bu bir gönül yolu
Salaş Ruh
#salasruh #sıradanyasam #amatorsair #gezgin #blogger #sair
Buğday Tarlası
Buğday tarlamda geziniyor birileri
Son hasat zamanı da gecikti
Ama ses etmiyorum
Dönüyorum bir ileri bir geri
Toprağın da vardır sevgiye gereksinimi
En son ne zaman gördü ki zavallım, üstünde aşk ile gülen birilerini
#Salaş Ruh #kisiselblog #markamana #fotografci
Kaydol:
Yorumlar (Atom)






