12 Aralık 2014 Cuma

Özgürlük


Yeni yılda gelirim demiştim
Olmadı.
Yine gelemedim.
Mahçup ve üzgün olduğumu
Bilmeni istedim.
Söylediklerimin hiçbiri yalan değildi
Bilemezsin ne kadar çok sana varmak istediğimi
Göğsümdeki ağırlığı
Yüzümdeki asıklığı
Senin yokluğunda
Ruhu çekilmiş bir beden olduğumu
Günün her dakikasında
Nasıl hesaplar planlar yaptığımı
Ama bir türlü bulamıyorum
Peşine düşme cesaretini
Açık hava ceza evinde gibiyim
Gökyüzüm var ama sen yoksun
Şimdi sen git biraz daha dolaş güvercinim
Belki yeni yılla inşallah
Bir yolunu bulup bu sefer yanına geleceğim

Salaş Ruh

9 Aralık 2014 Salı

Sıradan yaşam




Hep sıradan oldu hayatım
Ne istersem onu yaptım
Acıktığımda yedim 
Susadığımda içtim
Gençken gezdim eğlendim
Olgunlaşınca oturdum çalıştım
Aşık oldum evlendim
Çocuk istedim doğurdum
Varlıkla da yoklukla da hep dalga geçtim
Bir gün hepsinin uçup gideceğine
Hep tamdı inancım 
Kimilerine izin verdim
Kimilerini boşverdim
Kimilerini de koyverdim gitti bitti
İçimdeki boşluk huzur dolu
Herkes anlamaz bu bir gönül yolu

Salaş Ruh 

13 Kasım 2014 Perşembe

Kışın geceler uzar 
Uykumu bozar
Kararan bulutlar, yağan karlar
Gönlümü dağlar
Ötelerde bir yer 
Bir zaman var 
Bilirim ama gidemem
Hep düşünür 
Hayal eder
Ama gidemem
Odun kömür derdi 
Beni oyalar
Bahçem
deki kasımpatlar
Kafesteki sakalar
Beni alıkoyar
Ama kaçışın hayali bile
Uzun kış gecelerinde
Ruhumu okşar

Salaş Ruh 

6 Kasım 2014 Perşembe

Bir köyü olmalı insanın 

Kafasına estimi basıp kaçtığı
Asfalt yolları bitirip patikalara aktığı
Toprak yolun tozuna dumanına daldığı
Bir köyü olmalı insanın
Yoldan geçenlere
Kolay geleee diye bağırabildiği
Havuzlu kahvede 
Iki sohbet edebildiği
Köy düğününe girip iki gerdan kıvırabildiği
Bir köyü olmalı insanin
Yalnız O geldi diye birilerinin sevindiği
Yemekler hazırladığı 
Eş dostun biraraya toplanıp 
Maziyi konuştuğu bir avlusu
Bir köyü olmalı insanin
Elleri cebinde hiç amaçsız
Yerdeki taşlara vura vura gezindiği
Köyün buz gibi hayratıyla yüzünü
Mis kokusuyla içini temizlediği
Huzurun koşulsuz sevmenin
Ne olduğunu anlatan
İnsana insan olduğunu hatırlatan
Bir köyü olmalı

10 Ekim 2014 Cuma

Haydi Köyceğiz'e

Hadi bugün köyceğize gidelim...Doğasından insanına, kokusundan suyuna, her şeyin mükemmellikte birleştiği bir cennettir Köyceğiz  ama bakmasını gezmesini bilene...


İlk olarak 2009 da keşfettik burayı. O yıldan bu yana her sene birkaç günlüğüne bile olsa kaçar gideriz oralara_Özellikle çok sıkıldığımız zamanlarda_ 

Tatil deyince aklına, bakir kalmış yerleri keşfetmek, her gün başka bir yerde gözlerini açmak, nerede aksam orada sabah demek geliyorsa doğru yerdesiniz demektir. 
Rotayı belirleyin ve gerisini koyverin gitsin. 

2009 yılında uyku tulumdan şişme yastıklara kamp tüpünden ışıldağa ne lazımsa doldurduk arabaya ve çıktık yola. Eşim dedi nereye, dedim; Köyceğiz'e, sen bas gaza canın nerede isterse kal orada...

Elimizde internet gezelim görelim mi ne kadar site varsa gezindim kayıt ettim. Muğla'ya vardığımızda rota hazırdı ve köyceğiz levhasından sonra ne kadar sarı levha varsa döndük o yola..

Bu yazım kamp hayatını  ve doğa ile iç içe yaşamasını sevenler için önerilerde dolu olacak.
Dalyan;
Dalyan'da bir tane kamp alanı var o da Dalyan kamping. Çok hoş ve nezih bir yer. Laz bir sahibi var, çok yer görmüş geçirmiş, biraz tuhaf ama muhabbeti hoş aklı selim bir kişi. Hemen nehir kenarında, bir barı ve jakuzisi var. Jakuzi çok keyifli gittiğinizde nehirdense jakuzide vakit geçirmenizi tavsiye ederim. 
Dalyan da bence 2 günden çok kalmayın çünkü etrafta gezilecek görülecek çok yer var. İlk günü dinlenin biraz dalyan merkezi gezin, dilerseniz gece hayatı ortamlar çok güzel kalabalık içine girip biraz dağıtabilirsiniz. Ertesi günü neredeyse her 10 dakikada bir kalkan tekne dolmuşlar kaldığınız yerden sizi alıp İztuzu koyuna götürür. Orada eğer zamanına denk gelirseniz dev gibi su kaplumbağalarını görebilirsiniz.
Deniz sırf kum dalgalı denizden keyif alıyorsanız bizim gibi, dilediğiniz kadar boğuşabilirsiniz orada. Sonra canınız ne zaman isterse bir tekne ile geri dönebilirsiniz.
Oraya kadar gitmişken bir de çamur banyosu yapılan koylara da gitmenizi tavsiye ederim. teknedeki kaptana sorun o sizi yönlendirir çünkü tüm tekneler oraya gitmiyor. Sonra kamp merkezine gidip güzel bir duş alın ve mangal hazırlıklarına girişin. Ertesi gün için safari turuna katılın yalnız amacınız sadece eğlenmek olmasın gözünüz yollarda nereye nasıl gidileceğini de öğrenmek olsun çünkü bir ertesi günü ona göre yola daha rahat çıkabilirsiniz. 
3. gün köyceğiz şehir merkezinde kanatlı kuşlar kamp merkezi var. Adından da anlaşılacağı gibi içeride her türlü kanatlı hayvan var, hindi, horoz, ördek, kuş tavuk ne aklınıza gelirse... ulu ağaçlar altında mutfak, duş, tuvalet ve elektrik gibi her türlü imkanı olan bu kamp merkezinde kalabilirsiniz. Yanlış hatırlamıyorsam burası belediyeye ait bir yerdi. Yalnız uykuya düşkünseniz burada kalmanızı hiç tavsiye etmem çünkü sabahın 5 inde horozlar başı çekiyor o başladı mı kuşlar, ördekler arkadan vokale girişiyor. Sizi bilmem ama biz ailecek bundan büyük bir keyif aldık. Etraftaki fırınlardan sıcak gevrek poğaçanızı da alarak göl kenarında hoş bir kahvaltı ile güne başlayabilirsiniz. 

Sonra doğru toparlar şelalesine ana yolda toparlar levhasını görünce dalın o yola. Arabayı aşağıda bırakacaksınız, şelaleye patika yoldan yürüyerek ulaşacaksınız ama zorlu uzun bir yol değil. Ormanın içinde buz gibi suyu ile müthiş bir yer. Kayaların arasından dökülen sularla tüm stresinizden arınacaksınız. Sabah saatlerinde daha boş olduğu için o saatlerde ziyaret etmenizi öneririm. Benim oğlan ile orada kamp yapmayı çok istedik ama babayı kandıramadık. Güvenli olmadığı için gece kalamadık ama tüm gün şelalelin dikine doğru tracking yaptık. Geri dönüşü çok zor demedi  demeyin.
Oradan doğru Beyobası'na gittik, ilk olarak yuvarlak çayda bir restoranta uğradık. Suyun ve yeşilin olduğu her yer güzel ama eğer yazım ilginizi çekti ve okumaya da devam ediyorsanız o zaman aynı kafadanız demektir,  orayı da görün ama çok oyalanmayın derim. 

O zaman nereye gidiyoruz, Yeşil vadi yazan levhaları  takip ediyoruz ama yeşil vadiye de gitmiyoruz, yol üstünde gözümüz sağ tarafta, "Derin vadi" yazılı küçük bir levha arayacak işte aradığımız yer burası, dalın o sapaktan aşağı. 

Görünürde hiç bir şey yok, cennet  herkesin sandığı gibi yukarılarda değil burada aşağıya kurulmuş

Aslında burada gece kamp kurulacak alan yok ama biz rica minnet sahibi ile anlaştık ve gece onlar dükkanı kapatıp gitti ve biz bir basımıza sedir üstünde uyku tulumu ile sabahladık. Müthiş bir deneyimdi. Yan yana olduğumuz halde şelalenin sesinden birbirimizin konuşmalarını duyamıyorduk. Bütün gece neredeyse 10 dakikada bir uyanıp etrafıma bakıyor huzur dolu bir gülümseme  ile tekrar şekerleme sayılacak uykuma dalıyordum. Tek kelime ile müthiş bir yer...
Gece kamp alanımız



Eşim sahiplerine işi gereği fotoğraflarını çekip reklam tanıtım manıtım yapalım dedi. Yanıt çok ikna edici idi.

“Hemşehrim sen neden buraya geliyorsun her sene”

“Sessiz sakin doğal "

“ Bana böyle adam lazım, çok kalabalık iyi değildir” 

Ne diyeyim nereye gitsek buluyoruz böyle adamları...

Huzur ile kalın

Devamı gelecek. Eee Köyceğiz i öyle bir gün de bitiremem
Not;
Fotoğrafları ile katkılarından dolayı eşime sonsuz teşekkürler
oztypoon.blogspot.com

3 Ekim 2014 Cuma

Sesinde adım

Benim adım mı güzel
Yoksa senin sesin mi bilemedim
Sen benim adımı söyleyince
Ne fena oluyor şu yüreğim

Dilek Öztayfun

26 Ağustos 2014 Salı

Tatil











Deliye hergün Tatil
Her mesai bitiminde başlar benim tatilim
Taa ertesi günün sabahına kadar.
Bir duş ile başlarım yeni güne
Maskelerden kurtulur
Çekerim şortumu belime
Yarım saatlik şekerlemeden sonra
Alırım kahvemi elime
Başlarım türkülerimi söylemeye
Eğer bir de mevsimlerden yaz ise
Değmeyin keyfime.
İnce topuk, döpiyes hak getire
Hanımlık beylik falan nafile
Bastımı toprağa ayaklarım
Gözüm ne kariyer görür ne seviye
Herşey "O an "dır
Hayat budur yaşanması gereken sevgiyle...
                                               Dilek Öztayfun

19 Ağustos 2014 Salı

Tutkum maviye

Tutkum Maviye
Tutkum var maviye anladım
Ne zaman açılsam denizlere
Sessizleşir kapatırım gözlerimi
Çekerim tuzlu kokusunu ciğerlerime
Gökyüzü ile bir olurum yeryüzünde
Gökyüzü ile birleşti mi yüreğim
Özgürleşir dans ederim
Başım döner kendimden geçer giderim
Mavi boyalı sokaklar alır götürür beni
Çenem düşer dalarım muhabbete
Sabahlara kadar çakır keyif her köşede
Her köşesin de özgürlük her köşesinde huzur
Ve Aşk taa mavinin derinliklerinde
Maviye tutkum sendendir anladım
Salaş Ruh

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Umut

Umut
Yolculuk yapmak umuda...
Hayatın anlamı saklı bu yolculukta.
Varmak istenilen umut mudur
Yoksa sadece umut içinde olmak mıdır? 
Mutluluk umudun neresindedir?
Her varış yeni bir umudun başlangıcıdır.
O zaman yeni umutlara başlayabilme arzusu mudur umut ?
Hiç bitmeyecek bir beklenti içerisinde olmak mıdır? 
Yoksa nedir ki umut denilen şey?

                                   Dilek Öztayfun

6 Şubat 2014 Perşembe

Unutmak


Unutmak!
Bildiğini unutamaz insan
Öğrenilmemiş olanı unutur
Düşünmeden önemsemeden yaşadığıdır ,
Unuttuğu insanın.
Unutmak için,
Hiç hissetmemiş olması qerekir.
Ne sevgiyi ne acıyı
Ne nefreti ne de  huzuru.
Unutmak!
Henüz kaydedilmemiş
Öylesine, bir anda olan
Görüpte bakmadığın şeyler içindir
Bildiğini unutamaz insan.
                          Dilek Öztayfun


3 Şubat 2014 Pazartesi

Aşk

Ruhum coştu yine
Kokunu duyma hevesiyle
Seni bekleyen bir ben vardı içimde
Ama şimdi gördüm ki ben sen olmuşum
İki can olmuşuz bir nefeste...
                           Dilek Öztayfun

2 Şubat 2014 Pazar

Salaş ın anlamı

Öncelikle bloğumun adının Türkçe sözlükteki kelime anlamına bakalım
1-Sebze, meyve vb. satmak için kurulmuş, eğreti, derme çatma dükkân
2-Tahtadan yapılmış (baraka) olarak tanımlanıyor.
Ama benim için "Salaş" Uludağ sözlükten alıp biraz değiştirdiğim şu tanıma uyacak.
"Göze hitap konusunda sorunlar yaşasa da içinde cevher taşıyabilen her şey. "