20 Ocak 2017 Cuma

Dedemin İnsanları

Yağmurlu bir günde bu güzel nostaljiyi bana yaşatan yerin adı Yongacı kahveci. İzmir'in ilçesi Bornova' daki Büyük Çarşı. Burası eskiden dedemin arkadaşı Muttalip amcanın kahveleri öğütüp  tüm çarşıyı misler gibi kokuttuğu küçücük daracık dükkanıydı.(laf aramızda her alışverişten sonra bana bir tane de sakız verirdi. Üzerinde arap kızının resmi olandan:) Çocukluğumdan beri hiç kendini bozmayan tek yerdir Bornova Çarşısı. O zamandan bu zamana çarşıdaki esnaf ve dükkanların yeri hiç değişmedi. Aile büyüklerinin vefatından ya da yaşlılığından dolayı işleri çocukları devraldı. Büyük camii etrafında toplanmıs bu dükkanlar açık bir alışveriş merkezi gibi adeta. Mandradan kahvaltılığınızı, kasabından etinizi, manavdan sebzelerinizi, fırından sıcak boyoz ve gevreğinizi alıp yemek restoranlarında da açık havada, döner, çorba, ev yemeklerinizi yedikten sonra yongacıda da kahvenizi içip geçmişin izlerini yaşayabilirsiniz. Adının Büyük Çarşı olduğuna aldanmayın tüm çarşı en fazla 20 adımdır. Eskilere göre burası büyük çarşıymış, küçük olanı meydandaki kilisenin etrafı imiş. Büyük çarşının bir arka sokağında ise yok yoktur. Her türlü tamirci, alet edavat satanı da orada bulabilirsiniz. Her girdiğiniz dükkanda esnafı ile sohbet edip ayrılırken kendilerine hayırlı işler dilemeyi de lütfen unutmayınız. Hadi AVM lerden uzaklaşıp biraz insan içine karışalım ve özümüze dònelim. Gòreceksiniz bu size de onlara da çok iyi gelecektir.
Kreçci Kemalin torunu Dilek:)

2 Ocak 2017 Pazartesi

Devrim ile Evrim




Literatüre göre evrimleşme, zaman içinde doğal olarak, bir durumdan başka bir duruma geçme, gelişme sürecidir. Organik ya da biyolojik evrimleşme olarak sınıflandırılabilir. Evrimleşme teorisi bir çok bilim dalının yanı sıra tarım, antropoloji, felsefe ve psikiyatri gibi alanları da etkilemiştir. Biz bugün tabii ki felsefi yanını irdeliyor olacağız. 
İnsanın evrimleşmesi. Çevre faktörleri, ekonomik ve psikolojik durumlar, bilinç düzeyi ya da toplumsal olaylar insanın evrimleşmesini farklı yönlerde etkileyebilir. Evrimleşme öyle hemencecik olup biten bir şey değildir. Bugün yaşadığımız bir olayın bizde bıraktığı etki, bunu çevremizle paylaşma ihtiyacı, paylaştıkça ortaya çıkan yeni etkiler, bu etkilerin davranışa dönmesi, toplumda bir yer bulması ve gen aktarımı ya da bilgi aktarımı sonucu nesiller tarafından benimsenip mevcut yaşayış biçimlerine etki etmesi yıllar hatta bazen yüzyıllar alabilir. Bence yanlış yorumlanan bir şey var ki o da hep gelişim sürecinde algılanmasıdır. Evet tarihte evrimleşmenin hep iyi yönde olduğunu okuduk öğrendik ancak şimdiki deneyimlerimiz gösteriyor ki biz İnsanoğlu olarak kötü bir evrimleşme sürecine doğru gidiyoruz. Belki artık eskisi gibi insanların meydanlarda ipe geçirilmesini izlemiyoruz ancak o ipte insanlığın sallandırılmasını izliyoruz.
Çevremizde yaşadığımız tüm bu olaylar sonucunda, edindiğimiz tecrübe ve bilgiler insanoğlunun gelecekteki evrim sürecini tetikliyor. Zaten biz de yüzyıl önce atılan tohumların etkisi ile bu durumda değil miyiz?  Bir lidere ihtiyaç duyma, paraya muhtaç olma, kadını horlama, korku ile içe kapanma, çevremize bu korkuları bulaştırma yeni nesili bu yönde eğitme. Aman gitme kızım, karışma oğlum, günah, yasak, tutsak, O şef, patron derken en büyük kaosu yarattık dünyamızda. Bugünden başlayarak evrimimizi geliştirme yetisine her zaman sahibiz. Bugün düşleyeceğimiz olaylar yarın gerçekler olarak karşımıza çıkacaktır. Tıpkı atalarımızın yaptığı gibi. Aaaa ama bu 100 yıllar alır demeyin. Evrimleşmeyi hızlandıran bir olgu vardır ki sizinle bugün bunu paylaşmak istedim.

Devrim. Devrim genellikle bir siyasi gücün, anlayışın değiştirilmesi gibi algılanabilir. Bizi şu an işin bu kısmı ilgilendirmiyor. İlgi odağımız, en hızlı şekilde evrimleşmenin kötü gidişatını durdurmak ve bunu tersine çevirmenin bir yolunu bulmaktır.

Devrim; yerleşmiş mevcut düzeni, köklü ve hızlı bir şekilde dönüştürmektir. Devrimci, bu kökten değişim ihtiyacının farkına varan, onu arzulayan ve harekete geçen kişidir. Etrafımızda gelişen olaylar insanlığımıza dokunuyorsa, bu olayların bir gün son bulmasını istiyorsak ve bunun olabilecek en kısa zamanda olmasını istiyorsak işte bu anda yapabileceğimiz tek şey vardır o da "Bireysel Devrim" imizi yaratmaktır. Toplumsal evrim zor ve uzun bir süreçtir ancak her bir bireyin kendisi için Devrim ilan etmesi ve uygulaması daha kısa zamanda gerçekleşecektir. Bireysel Devrim ini gerçekleştirebilmiş toplumların evrimi çok daha hızlı ve kolay olacaktır.


Peki nasıl ? Devrim yerleşik düzeni değiştirmektir dedik o zaman öncelikle şimdiye kadar yaptığımız ve inandığımız her şeyi sorgulamakla başlayacağız işe. Kendimize bir devrim yapmaktan bahsediyoruz bu yüzden bombacıyı, başkanı, savaşı şimdilik bir kenara bırakıyoruz ve kendimize bakıyoruz.

Bir devrimcinin sahip olması gereken özellikleri (deneyimlediğim kadarıyla) şöyle bir sıralayalım.
  1.    Bir devrimci, disiplinli olmak zorundadır. Sabah erken kalkmalı ve hedeflerini gerçekleştirmek üzere kendi işine yoğunlaşmalıdır. ( başkasının değil)
  2.    Bir devrimci, öncelikle akıl merkezli düşünmeli. Hayatına inancı değil aklı, zekası, kültürü, bilgisi yön vermeli. İnancı kendi devrimini yaratmaktır. Alacağı kararlarda aklı ve vicdanı ile yol almalı.
  3.    Bir devrimci, sürekli okumalı ama okuduğu kişi, kitap ne olursa olsun, o eseri ve fikri sorgulamalı, eleştirmeli. Yani çok okuyan eleştiren ve düşünen kısacası aklı, bilgiyi, eleştiriyi önceliğine alan bir kişi olmalı.
  4.   Bir devrimci çevrede olan biten her şeyden haberdar olmalı ancak kendine duygusal bir çöküş yaratmamalı. Nedenleri sorgulamalı, anlamalı ve “Şimdi bu olay karşısında ben ne yapabilirim?" ile ilgilenmeli.
  5.  Bir devrimci düşüncesinden taviz vermeden ama hoşgörü içerisinde insanlarla diyalog kurmalı. Halkı iyi tanımalı. Gelenek ve göreneklere sahip çıkmalı. Saygı ve hoşgörüyü her zaman ön planda tutmalı.
  6.  Bir devrimci insanı merkez almalı; dini, milliyeti ya da herhangi bir ırkı merkeze alarak devrimcilik yapmaya kalkışmamalı.
  7.    Bir devrimci, zor dönemlerde zor koşulların  yükünü omuzlayabilmeli. Amacına öyle tutku ile bağlanmalı ki amacı uğruna canını feda edebilmeli.
  8.   Bir devrimci, "Ben neden buradayım?” sorusuna yanıt vermekte güçlük çekmemeli ve zindanla da zindancıyla da baş etmeyi bilmeli.
  9.    Bir devrimci, mevcut düzenin sınırlarının dışına çıkmasını bilmeli.
  10.    Bir devrimci bulunduğu yerden, savunduğu görüşten asla utanmamalı. Boynu asla bükük, sırtı kambur olmamalı. Bugün bir ipin ucunda bile olsa neden orada olduğunun bilincinde olmalı. Ve bu inancı yıllar geçse de gelecek neslin içinde yer bulmalı.


Anlatmak istediğim şeyi bilmem anlatabiliyor muyum? Kişisel devrimimizi yaratmaktan bahsediyorum ki bu evrimleşmeye bir dur diyebilelim. Doğru bildiğimiz her şeyden vazgeçmeyi, yeni bir ben ( dünya) yaratmayı teklif ediyorum. Alışkanlarımızı ters yüz etmekten, bir amaca sarılmaktan bahsediyorum. Gelecek nesil için organik tohum ekmekten, onu oya gibi ince ince rengarenk işlemekten bahsediyorum. 

Bu değişime başlamak için, evinize bir filozof, bir ermiş gelmesini beklemeyin. Bu dünyanın gelecekte ne olacağını bir medyumun söylemesini de beklemeyin. Fark edin, sorgulayın, görün ve öncelikle sadece kendinizi değiştirin. Bir Devrim ci olun. 
Nedenleri sorgulayın, araştırın öğrenin sonra paylaşın. İnsanların arasına karışın, sohbet edin, dinleyin ve sonra paylaşın. Çalışın, para kazanın, iş kurun ve sonra paylaşın. Çünkü devrim paylaştıkça çoğalır, gerçekleşir. Bireysel devriminizin amacı insanlığın evrimine hizmet edecektir.



Evrimleşme kendiliğinden oluşur. Bir lideri yoktur, bir amacı da yoktur. Ne ise o olur. Ancak devrimin bir lidere ve bir amaca ihtiyacı vardır. Sizin devriminizin lideri sadece sizsiniz. Amacınız da İnsan olarak Bireysel Devriminizi gerçekleştirmek. Bu, toplum olarak en kısa sürede evrimleşmenin tek yoludur.
Bireysel Devrim yaratmanın yolu yaşamımız boyunca her AN açıktır. Bugün yaptığımız değişimin apaçık örneğini yakın çevremizde bir kaç yıl içinde, topluma mal olmuş örneğini de 100 yıl sonra torunlarımızın göreceği garantidir. Yapmadığımız her değişim ile de 100 yıl önce atılan bu kötü tohumların kurtlu meyveleri ile beslenmeye ve yeni nesilleri beslemeye devam ediyor olacağız. Hayatımızın her ANında olduğu gibi seçim bizim.

Bugünden kendi DEVRİM inizi yaratın.