Literatüre göre evrimleşme, zaman içinde doğal olarak, bir
durumdan başka bir duruma geçme, gelişme sürecidir. Organik ya da biyolojik
evrimleşme olarak sınıflandırılabilir. Evrimleşme teorisi bir çok bilim dalının
yanı sıra tarım, antropoloji, felsefe ve psikiyatri gibi alanları da
etkilemiştir. Biz bugün tabii ki felsefi yanını irdeliyor olacağız.
İnsanın
evrimleşmesi. Çevre faktörleri, ekonomik ve psikolojik durumlar,
bilinç düzeyi ya da toplumsal olaylar insanın evrimleşmesini farklı yönlerde
etkileyebilir. Evrimleşme öyle hemencecik olup biten bir şey değildir. Bugün yaşadığımız
bir olayın bizde bıraktığı etki, bunu çevremizle paylaşma ihtiyacı, paylaştıkça
ortaya çıkan yeni etkiler, bu etkilerin davranışa dönmesi, toplumda bir yer
bulması ve gen aktarımı ya da bilgi aktarımı sonucu nesiller tarafından
benimsenip mevcut yaşayış biçimlerine etki etmesi yıllar hatta bazen yüzyıllar
alabilir. Bence yanlış yorumlanan bir şey var ki o da hep gelişim sürecinde
algılanmasıdır. Evet tarihte evrimleşmenin hep iyi yönde olduğunu okuduk
öğrendik ancak şimdiki deneyimlerimiz gösteriyor ki biz İnsanoğlu olarak kötü
bir evrimleşme sürecine doğru gidiyoruz. Belki artık eskisi gibi insanların
meydanlarda ipe geçirilmesini izlemiyoruz ancak o ipte insanlığın sallandırılmasını izliyoruz.
Çevremizde yaşadığımız tüm bu olaylar sonucunda, edindiğimiz
tecrübe ve bilgiler insanoğlunun gelecekteki evrim sürecini tetikliyor. Zaten
biz de yüzyıl önce atılan tohumların etkisi ile bu durumda değil miyiz? Bir lidere ihtiyaç duyma, paraya muhtaç olma, kadını horlama, korku ile içe kapanma, çevremize bu korkuları bulaştırma yeni nesili bu yönde eğitme. Aman gitme kızım, karışma oğlum, günah,
yasak, tutsak, O şef, patron derken en büyük kaosu yarattık dünyamızda. Bugünden
başlayarak evrimimizi geliştirme yetisine her zaman sahibiz. Bugün
düşleyeceğimiz olaylar yarın gerçekler olarak karşımıza çıkacaktır. Tıpkı
atalarımızın yaptığı gibi. Aaaa ama bu 100 yıllar alır demeyin. Evrimleşmeyi
hızlandıran bir olgu vardır ki sizinle bugün bunu paylaşmak istedim.
Devrim; yerleşmiş mevcut düzeni, köklü ve hızlı bir şekilde
dönüştürmektir. Devrimci, bu kökten değişim ihtiyacının farkına varan, onu arzulayan ve
harekete geçen kişidir. Etrafımızda gelişen olaylar insanlığımıza dokunuyorsa,
bu olayların bir gün son bulmasını istiyorsak ve bunun olabilecek en kısa
zamanda olmasını istiyorsak işte bu anda yapabileceğimiz tek şey vardır o da "Bireysel
Devrim" imizi yaratmaktır. Toplumsal
evrim zor ve uzun bir süreçtir ancak her bir bireyin kendisi için Devrim ilan
etmesi ve uygulaması daha kısa zamanda gerçekleşecektir. Bireysel Devrim ini
gerçekleştirebilmiş toplumların evrimi çok daha hızlı ve kolay olacaktır.
Peki nasıl ? Devrim yerleşik düzeni değiştirmektir dedik o
zaman öncelikle şimdiye kadar yaptığımız ve inandığımız her şeyi sorgulamakla
başlayacağız işe. Kendimize bir devrim yapmaktan bahsediyoruz bu yüzden bombacıyı, başkanı, savaşı şimdilik bir kenara bırakıyoruz ve kendimize bakıyoruz.
Bir devrimcinin sahip olması gereken özellikleri (deneyimlediğim kadarıyla) şöyle bir sıralayalım.
- Bir devrimci, disiplinli olmak zorundadır. Sabah erken kalkmalı ve hedeflerini gerçekleştirmek üzere kendi işine yoğunlaşmalıdır. ( başkasının değil)
- Bir devrimci, öncelikle akıl merkezli düşünmeli. Hayatına inancı değil aklı, zekası, kültürü, bilgisi yön vermeli. İnancı kendi devrimini yaratmaktır. Alacağı kararlarda aklı ve vicdanı ile yol almalı.
- Bir devrimci, sürekli okumalı ama okuduğu kişi, kitap ne olursa olsun, o eseri ve fikri sorgulamalı, eleştirmeli. Yani çok okuyan eleştiren ve düşünen kısacası aklı, bilgiyi, eleştiriyi önceliğine alan bir kişi olmalı.
- Bir devrimci çevrede olan biten her şeyden haberdar olmalı ancak kendine duygusal bir çöküş yaratmamalı. Nedenleri sorgulamalı, anlamalı ve “Şimdi bu olay karşısında ben ne yapabilirim?" ile ilgilenmeli.
- Bir devrimci düşüncesinden taviz vermeden ama hoşgörü içerisinde insanlarla diyalog kurmalı. Halkı iyi tanımalı. Gelenek ve göreneklere sahip çıkmalı. Saygı ve hoşgörüyü her zaman ön planda tutmalı.
- Bir devrimci insanı merkez almalı; dini, milliyeti ya da herhangi bir ırkı merkeze alarak devrimcilik yapmaya kalkışmamalı.
- Bir devrimci, zor dönemlerde zor koşulların yükünü omuzlayabilmeli. Amacına öyle tutku ile bağlanmalı ki amacı uğruna canını feda edebilmeli.
- Bir devrimci, "Ben neden buradayım?” sorusuna yanıt vermekte güçlük çekmemeli ve zindanla da zindancıyla da baş etmeyi bilmeli.
- Bir devrimci, mevcut düzenin sınırlarının dışına çıkmasını bilmeli.
- Bir devrimci bulunduğu yerden, savunduğu görüşten asla utanmamalı. Boynu asla bükük, sırtı kambur olmamalı. Bugün bir ipin ucunda bile olsa neden orada olduğunun bilincinde olmalı. Ve bu inancı yıllar geçse de gelecek neslin içinde yer bulmalı.
Anlatmak istediğim şeyi bilmem anlatabiliyor muyum? Kişisel
devrimimizi yaratmaktan bahsediyorum ki bu evrimleşmeye bir dur diyebilelim. Doğru bildiğimiz her şeyden vazgeçmeyi, yeni bir ben ( dünya) yaratmayı teklif ediyorum. Alışkanlarımızı ters yüz etmekten, bir amaca sarılmaktan bahsediyorum. Gelecek nesil için organik tohum ekmekten, onu oya gibi ince ince rengarenk işlemekten bahsediyorum.
Bu değişime başlamak için, evinize bir filozof, bir ermiş gelmesini beklemeyin. Bu
dünyanın gelecekte ne olacağını bir medyumun söylemesini de beklemeyin. Fark edin, sorgulayın, görün ve öncelikle sadece kendinizi değiştirin. Bir Devrim ci olun.
Nedenleri
sorgulayın, araştırın öğrenin sonra paylaşın. İnsanların arasına karışın,
sohbet edin, dinleyin ve sonra paylaşın. Çalışın, para kazanın, iş kurun ve
sonra paylaşın. Çünkü devrim paylaştıkça çoğalır, gerçekleşir. Bireysel
devriminizin amacı insanlığın evrimine hizmet edecektir.
Evrimleşme kendiliğinden oluşur. Bir lideri yoktur, bir amacı
da yoktur. Ne ise o olur. Ancak devrimin bir lidere ve bir amaca ihtiyacı vardır. Sizin devriminizin
lideri sadece sizsiniz. Amacınız da İnsan olarak Bireysel Devriminizi gerçekleştirmek. Bu, toplum
olarak en kısa sürede evrimleşmenin tek yoludur.
Bireysel Devrim yaratmanın yolu yaşamımız boyunca her AN
açıktır. Bugün yaptığımız değişimin apaçık örneğini yakın çevremizde bir kaç
yıl içinde, topluma mal olmuş örneğini de 100 yıl sonra torunlarımızın göreceği
garantidir. Yapmadığımız her değişim ile de 100 yıl önce atılan bu kötü tohumların
kurtlu meyveleri ile beslenmeye ve yeni nesilleri beslemeye devam ediyor
olacağız. Hayatımızın her ANında olduğu gibi seçim bizim.
Bugünden kendi DEVRİM inizi yaratın.











