Ruh bedenle bir oldu mu, içeride duramıyor paylaşmak ve paylaştıkça çoğalmak, rahatlamak istiyor. İçine o ateş bir kere düştü mü, bu yolun geri dönüşü olmuyor...
Ait olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ait olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Aralık 2016 Salı
Aidiyet Duygusu
Birine ancak ait olabilirsin, sahip olamazsın....
Ne güzel anlatmış #osho. Bence bu cümle sadece kişilerle sınırlandırılmamalı. Çalıştığımız yere, çocuğumuza, sevdiğimiz bir eşyaya ya da toprağa, vatana, memleketimize duyacağımız aidiyet duygusu bizi daha mutlu eder, güven verir, huzur getirir. Bu kendini ait hissetme duygusu kıskançlığı, düşmanlığı, ötekileştirmeyi öldürür. Kendimizi ait hissettiğimiz şey, başka bir şeye dönüşür. O zaman ona emek vermeye, zaman ayırmaya, özen göstermeye başlarız bu da sevgiyi doğurur. Çünkü sevgi emek ister, çaba ister.
Kendini birine, bir şeye ait hissetmek ona teslim olmak demektir. Her şeyinle O olmak demektir. Onu her hali ile kabul etmek, onunla bütünlenmek demektir. Kim doğup büyüdüğü yer hakkında kötü bir şeyler söyleyebilir ki, oradan ayrıldığı uzaklaştığı için kim orayı yargılayabilir ki...birine bir şeye teslim olduğumuzda onun fiziki, sosyoloji, psikoloji ya da biyolojik durumu artık önemini kaybeder. Onun önemi artık bizim ona yüklediğimiz anlamıdır.
Aidiyet duygusu aynı saygı gibidir, alışverişi yoktur. Sadece verirsiniz. Herhangi bir şey almayı beklemek aklınıza bile gelmez. Sadece vermek istersiniz, hatta o şey bunu istemese bile. Siz karşılık beklemeden verdikçe çoğalırsınız. Aynı her bir hücremizdeki atomlar gibi. Yaradılış gibi. Siz verdikçe O' da kendiliğinden, ister size, ister bir başkasına vermeye başlar. Çünkü sevgi iletkendir ve paylaşılmak, çoğalmak ister.
Sahiplik duygusu sevgiyi yaratamaz. O karşı tarafı köle yapar, bu da sevgiyi değil öfkeyi, gururu, egoyu yaratır. Sahibi olduğunuzu düşündüğünüz şeyi, kişiyi sevemezsiniz. O sizindir. Sizin çocuğunuzdur, sizin eşinizdir, sizin evinizdir, sizin yurdunuzdur, sizin iş yerinizdir, sizin köyünüz, sizin arabanızdır. Bir başkasının asla değildir. Bir başkasının onu sizden alacağı yoktur belki ancak sahiplik duygusu sizi sürekli başkalaştırır, varsayımlara sürükler, kaybetme korkusunu ortaya çıkarır böylece siz bir şeye sahip olsanız bile mutlu olamazsınız çünkü sürekli peşinizden gelen bir kaybetme korkusu ile yaşarsınız. Ancak bu kişilere ve şeylere sahip olma duygularınızı fark edip yerini aidiyet duygusu ile değiştirebilirseniz işte o zaman mutluluk başlar, sevgi başlar.
Hadi bir deneyin.
Sevgi ile kalın
#salasruh
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
